Feeds:
Posts
Comments

Cin Ali Binali


Tarihi Yarımadada “Şeytan,şeytan” Sesleri

Yangın ve sel felaketlerinden başı dik sıyrılan Alaloğlu Tarihi Lisesi(ATL)’ni cinler rahat bırakmıyor. Gece saat 2-3 arası beliren bir takım mahlukatlar, okulda yatan çalışanlar için büyük tehlike arz ediyor. 3 gün içinde 32 çalışanın vahşiçe öldürülmesine sebep olan bu cinler, aynı zamanda okul ekipmanlarını çalıp, yerlerine uçan Paksüt su böreklerini bırakıyorlar.

çarşaf borek
“Bu Saçmalığa Bir Son Verin!”
Geceleri tatlı rüyalara muhtaç kalan bir diğer vatandaşımız ise İ.K.(37). Okullarımızda son yıllarda artış gösteren inci, cinci nüfusunun sakıncaları konusunda bizleri uyaran İhsan Kaynak, dikkatli olmamızı önerdi.
Ağzından bal damlıyordu

”Uyutmuyorlar. U-yut-mu-yor-lar.”

İhsan K. bizlere bu felaketin tam 8 gündür Eminönü Belediyesi’nde gece hayatını felç ettiğini, trafiğin ise bu durumdan olumsuz etkilendiğini sözlerine ekledi.

“Cinleri Ben Koydum”
İtiraf Etti

Röportajımıza o sıralarda okulun tarihi orta bahçesinde bulunan Töhmet Bing’le devam ettik. Töhmet Bey, eğer gerçekten istiyorsak suçlunun kendisi olabileceğini söyleyebileceğini söyledi. Kurduğu cümlenin yapısının karmaşıklığına aldanan kafası karışmış Töhmet, kameralarımıza saldırdı.

“Bize İnanın”
Olayın şokunu atlattıktan sonra Töhmet Bey, bu okulda son 5 yıl içinde görülen en başarılı üçüncü müdür seçildiğini ve cinlere karşı eninde sonunda kesin çözümü sağlayacaklarını belirtti. Sonra da şaka maksatlı olarak elimize birer Eti Cin tutuşturdu.
cin

“Türkiye’deki ilk Cin Avcılık/Atıcılık Klübü Bizde”

Muhabbet ilerledikten sonra Töhmet Bey’in özel yaşamına, ordan da okuldaki faaliyetlerine geçtik. Tarihi Lise’de gerçekten güçlü ve faal öğrenciler bulunduğunu ve bunları bir alana yönlendirmenin ülke ve ahir hayatı için oldukça önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. “Gençleri okulun rehberlik bürosunda açılan Cin Club’lara kanalize ettik. Hem bizim, hem de onlar için en hayırlısı bu oldu. Hoş oldu. Bu klüple beraber okulumuzdaki cin popülasyonunda son 3 ay içinde sabit ivmeli bir düşüş gördük. Çocuklar için de eğlence oldu vallahi”

İşte o Çocuklar
Aidiyet duygusunun doruklarında dört genç, Türkiye Cin Takip Masası ile işbirliği yaparak Ghostbusters tadında bir çalışma sürdürüyorlar. Tek eksikleri cinleri saklamak için elektrik süpürgelerinin olmaması. Ama onlar bu yola baş koydular.

“Gerçekten de Sevişiyorum”
22 yaşındaki Ege Boyverdi, bize bu işin sevgi işi olduğunu anlattı. “Her gün klübe neşe içinde sevişerek gidiyorum. Cinler beni korkutmuyor”

“Korkuya Tahammülüm Yok”
Ekibin başı ise Argun Üçadım.”Gerçekten başarılı bir ekip olduk, hepsi cin gibi çocuklar yani. Fazla söze gerek yok, tarihi dokuyu göbeğemde hissediyorum. Bununla birlikte cin savar toplarım her daim tetikte”

Ekip Başı Argun

“İn Cin Top Oynuyor”
“Arkadaşlarım bana ilk defa ‘sen de bize katıl’ dediklerinde bu klübün bu denli manyak olabileceğini lanet olası sikişmiş aklımdan bile geçirmezdim. Tanrı aşkına manyak bir yer burası dostum. Pislik cinler. Bu cinler küçükken o kadar çirkinlermiş ki anneleri onları sapanla beslermiş. Lanet olası sikişmiş çaylak cinler, lanet. Burası kahrolası özgür bir ülke, kıçımı öpün” Mikrofonumuza konuşan kişi grubun beyni olan Amerikan asıllı Batuhan Çiftevatandaş. 6 yaşında Amerika’dan ayrıldığından beri ağzı bir hayli bozulmuş.

Eski Cinlerden
Sercan Dünbattı okula geldiğinden beri cinlerle mücadele içinde olduğundan yakındı. “Bir gün mutlak zaferi tadarsak, kesinlikle benim sayemde olmayacak. Klübe katkım gerilimden başka bir şey değil, haklı olarak korkuyorum. Cinler beni tedirgin ediyor. Küçükken de tedirgin olurdum, ne yapayım işte sevemiyorum. Amaan, ne onlarla oluyor ne de onlarsız…”

Bakın ne kadar da korkuluğum

İşte Cin Savaşlarından Birkaç Kare:

ışın kılıcı

kapat kapat

cinlerin kucağında

Kimi zaman da telefonlara sarıldık

Araştırma masası/masalı

hantır

tedirgin, kaçamak bakışlar

Talihsizlik(Bakınız cin merdiveni tutuyor)


Elimdeki resimlerden bir kesit:
parça 1
parça 2
parça 3
parça 4
parça 5
parça 6
parça 7
parça 8
son samuray

Not: Imageshack.us’ın sunucu zaafları nedeniyle epey efor sarfederek koyduğum bu albümler açılmazsa sayfa yenilemede fayda görüyorum


Almanya’nın Bingen şehrinin yaklaşık 25 km açığındaki Dax-Weiler ormanı, geçtiğimiz Ağutos ayında oldukça heyecan verici bir kampçı grubunu ağırladı. Gönüller tek yürek, slogan ise dört kelimelikti: Are you nature lover?

“Elbette hepimiz birer nature lover’ydık”
Ormandaki yolculuğumuz sırasında “h”leri genizden söyleyen Alman aksanlı, İngiliz melezi Batuhan bizlere rehberlik ediyor: “Bir garip tutkudur orman havası solumak, ağaçlarla hoplamak” sözlerini ağzından hiç düşürmüyor genç kampçı. “Biz mataralarımıza özveri doldurduk yolculuğumuza çıkmadan, ormanda yaşamanın ne demek olduğunu iyi biliyoruz, kimse bize işimizi öğretmeye kalkmasın”.

Tatlı sohbetimiz çayırlarda yuvarlanırken de devam etti

Genç Batuhan, bize daha önce Skateboard ve izcilik sporlarıyla da ilgilendiğini, ancak hiçbirinde kampçılıktaki sefayı bulamadığını anlattı. “Burada yaptığımız her işten memnunum; odun kesip, tarla sularken arkadaşlarımın gözbebeklerinin içinde sevgiyi görüyorum, çitleri, geyikleri görüyorum. Bu da benim motivasyonumu olumlu yönde etkiliyor. Biz buraya küçük körpe ağaçları kurtarmaya geldik. Ormanlar ciğerlerimizdir”

“Burada çeşitli milletlerden insanlarla kaynaşma fırsatı bulduk”

“Bizim için büyük bir şanstı, doğa aşıklarıyla aramızda kurduğumuz köprülerin haddi hesabı yok. Birçok açıdan verimli bir kamp geçti diyebilirim”

Batuhan’ı kampçı arkadaşlarının yanında bırakıp, yolumuza devam ediyoruz. Taa ki yüzüne savaş boyaları sürmüş bir genç bizi yolumuzdan alıkoyana kadar.

Uzun uğraşlarımız sonunda rastladığımız kişinin isminin Ege olduğunu ve küçük çocukları eğlendirmek adına gönüllü olarak kampa katıldığını öğrendik. Takım oyunu ve yardımlaşmanın öneminden söz açtığımızda ise karşımızdaki kişinin ne kadar da gırgır, şamata biri olduğunu anladık.


Türk insanı gerçekten de sıcakkanlı ve misafirperver

“Burada geçirdiğim üç hafta boyunca Asya ve Avrupa arasındaki köprü görevini üstlendim. Jeopolitik konumum kimi zaman gerilimi artıracak kadar değerini katladı, bu tür durumlarda arkadaşım Batuhan kendini ‘üç tarafın da denizlerle çevrili, heh-heh’ demekten alıkoyamaz. Kendisi sahip olduğu kampçı karakterinin yanında muhteşem bir eleştirmen de yetiştirir. Hoşuna gitmeyen bir şey olmayadursun, hemen verir veriştirir”

Ormanın göbeğinde bir cennet bahçesiydi kampçıların yaşam alanları. Gençleri bir anne şevkatiyle saran geniş bir kablosuz internet ağı, televizyon odası, toplantı odası ve büyük yemek masası ile uluslararası orman festivalleriyle ünlü bir konut gelecek sene de ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. 17-26 yaş arası bütün genç kampçılara hitap eden bu çalışma kampında dilerseniz çayınızı alıp 4 kişilik, kişi başına bir dolap düşen, masalı, ranzalı odanızda yudumlayabilirsiz. Bunun ardından dışarıya bir göz atarsanız, ağaçlara tutunup rüzgarla sallanan hamakların fısıltı şeklindeki “oksijen takviyeli tatlı bir şekerleme” teklifine vereceğiniz cevap kesinlikle “hayır” olmayacak…

KAYIP


Ege ve Batuhan isminde iki firildak 08.08.09 tarihinde Ataturk Havaalani”nda ucaga binerken dusmuslerdir. Eyvah


Topsuz alanda yapılan foullerden yola çıkan iki genç, topsuz alanda maç yapma ekolünü sahalara yansıtacaklar. Yeri gelecek muhabbet kuşu gibi ötüp, bir kartal gibi süzülecekler; yürekliliğin yalnız yeşil sahalara mahsus bir şey olmadığını bizlere gösterecekler…

Son bölümde Kartal Yuvası yazısı geliyordu, orası çıkmamış mı acaba? Bir de dizinin adını Karga Yuvası mı koysaydık ne…


Hesapta olmayan bir gelişme 4 Temmuz sabahı bütün camiayı ayağa kaldırdı: Gizlenmişklasör ekibi tatile çıkıyor!

Kulislerde “Ne zaman tatil yapacak bunlar?” dedikodularının fink attığı bir dönemde iddiaları blogun önde gelen isimlerine sorduk. Aldığımız yanıtlar bizleri şoke etti: “Evet, tatile çıkıyorlar”

huhu

Yoğun iş temposu yüzünden hayli sıkıntıya düşen bizleri ancak Bodrum paklar sayın seyirciler. Zibidileriyle, gece hayatıyla, plajlarıyla, tatilin vazgeçilmez adresi olan Bodrum, bu yıl da milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlamaya hazırlanıyor…

Tarihe aldanmayın

Bu koşuşturmaya, coşkuya müdavim olmak isteyen bizler ise ayrı bir heyecanlıyız. Ancak, insanları bir konuda uyarmak gerek: “Kimse Bodrum’a gidip de ünlü düdüklemiyor arkadaşım. Bunu kafanıza sokun!”

eğlenceye doyamayacağız

Not: Tüm bunların dışında benim monitöre mıknatıs yaklaştırınca oval bir bölüm yeşile dönüyor. Aynı şekilde gitar manyetiği yaklaştırınca da “dıtdırı dıtdırı dıt” diye de bir ses çıkarıyordu. Manyetizma bu olsa gerek sayın okur!

İşte bu be


Dünyanın bir numaralı arama motoru Google, Burak Kara’ya karşı tavır aldı

Alanında rakip tanımayan arama devi Google, geçen ayki şirket toplantısında “Burak Kara” ismini mercek altına aldı. Bu ismin önlenemez yükselişine bir önlem almayı planlayan yöneticiler, “Burak” ve “Kara” kelimelerini arama motorundan çıkardıklarını açıkladılar.

Sansürü yedi

Tam 1 saat 26 dakika süren toplantı sırasında bununla da yetinmeyip Burak Kara’nın olduğu tüm vidyoları Google Video’dan kaldırma kararına imza atan yöneticiler GHA’ya çok çarpıcı açıklamalarda bulundu:

Üzerimizden yük kalktı

Burak Kara ismini kurum olarak taşıyamadıklarını belirten J.K.Dowling: “Arama motorumuzu altüst eden bir kavramdı” diyerek kendini savundu.
J.G.Huntelaar ise: “Kurunun yanında yaşın da yandığını biliyoruz, Türkiye Orta Doğu’nun gözbebeği. Ve bu ülkede Burak Kara adında birçok insan var. Bir tanesi sistemimizi çok zorladığından dolayı böyle bir karar aldık. Umarım hayırlısı olur” dedi.

Başarımıza gölge düşürecekti

Mikrofonlarımıza konuşan bir diğer Amerikalı P.V.Holden dobra dobra açıklamalarda bulundu: “Google son 3-4 yıl içinde çok yol katetti. Gmail olsun, Picasa olsun, Orkut olsun, iGoogle olsun, Google Translate olsun, Blogger olsun, Google Talk olsun, Google Maps olsun, Earth olsun… Olsun da olsun yani, benim açımdan durum Burak Kara’nın Google’a verdiği zarar değil de Google’ın kurumsal açıdan gösterdiği gelişmedir. Rakibimiz yok anlıyor musunuz? Yok. Öte yandan epey bir süredir Google Video’ya video upload hakkını yalnızca paralı müşterilere veriyoruz, o da oh olsun…” Konudan konuya atlayan Holden saatler sonra konuya girdi: “Burak Kara olayına gelirsek. Sanki şeytan tüyüyle doldurulmuş peluş ayı, bana öyle geliyor yani. Son iki hafta içinde bu ismin sunucularımızı zorlayacak sıklıkta aratılması beni ve arkadaşlarımı adeta çıldırttı. İnanın yapabileceğimiz başka şey yoktu, hem siz Türkler seversiniz zaten sansür felan. Çok isabetli bir karar olmuş vallahi…”

Gözlerimize hala inanamıyoruz

Burak Kara ise kendisine karşı yapılan bu propagandaya tepkili:

Bulunduğu her ortamda tepkisini açık bir biçimde dile getirmesiyle ünlü Kara, telefonla yaptığımız görüşmede büyük haksızlığa uğradığını ve Google’ı boykot edeceğini açıkladı… Aynı zamanda odasında 5 tane “Burak Kara” yazılı tişört ve 3 adet siyah bayrak bulunduran Kara: “Bunları çoğaltıp insanlara dağıtacağım. Halkın uyanma vakti geldi artık. Kitleleri uyarmak gerek…” diye de bir açıklamada bulundu.

Google hız kesmiyor

Google’ın Burak Kara’ya vurduğu darbe Gizlenmişklasör’ü de etkisine aldı. Artık “İşte beklenen Vidyo” diye lanse edilen Burak Kara’nın doğum günü vidyosu, blog üzerinden izlenememektedir.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.