
…
“Valla bana sorma hiç Tekin Aabi. Ben üç seferdir mavi açıyorum, artık kırmızı zamanımın geldiğine inanıyorum.”
- Hadi Zeynep be! Ya sen Osman Abi, senin kutunda ne vardır?
“Tekincim, bak buraya geldiğin ilk gün, dün gibi aklımda. Ufacıktın, tefeciktin. Küçücüktün, her şeyimdin. O yüzden beni bir abi, bir yakın, bir eş dost olarak görüyorsun ve bu beni çok mutlu ediyor. Bunu biliyorsun. Evet, evet, bunu sen çok iyi biliyorsun Tekin. Bak, işaret parmağıma bak. Nasıl da seni gösteriyorum. Aslında bu işaret parmağı benim özgüvenimi ve sana karşı her alanda olan üstünlüğümü gösteriyor.”
Alkışlar.
- Osman Abicim, biliyorum hakkın yenmez. Benim canım abicim. Necdet Abi, sen ne düşünüyorsun?
“Yav, benimkini aç gitsin yauv. Senden değerli mi, benim canım arkadaşım!”
…
Sunucu: – Evvet, evet. Tekin Bey. Elimizde şimdi bir on, bir elli bin, beş tane de beş yüz bin var. Sana bu beş yüzü vereceğiz abi, başka yolu yok. Bence iyi düşün derim.
Tekin: – Ne düşüneceğim yahu, kaç yıldır aklıma gelmeyen şey. Hamdi Bey’e soralım bence.
Sunucu: Canım, sen kutuyu aç. Hamdi Bey’e hep sorarız.
Tekin: – Karar veremiyor insan ya. O kadar çok kutu var ki… Ee, Pandora, sende neler var?
Pandora: “Ya şimdi, Tekin Abi, söylemeyeyim, söylemeyeyim diyorum ama…
Tekin: – Söyle, söyle canım. AaaA!
Seyirci: – OooooO!
Pandora: “Abi, ben büyük hissediyorum, ne diyeyim. Şimdi ben hiç mesuliyet alıp da seni mahçup etmek istemem. Beni düşünme Tekin Abi.”
Tekin: Osmancım aç da kurtulalım yau. He-he
….
Sunucu: – Ortada bir elli bin, bir de beş yüz bin lira kaldı Tekin. Ne diyorsun bu işe?
Tekin: – Hamdi’yi arasana, napmış dingil.
Sunucu: – Hamdi Beeey…
Ve elli iki bin teklif ediyoor!
Seyirci: – Wuhuuuu!!
Tekin: – Hamdi Bey’e çok teşekkür ediyorum ama bu teklifi kabul etmeyeyim. Sen ne diyorsun Pandoş?
Pandora: – Şimdi bak, Tekin. Senin bu paraya ihtiyacın yok mu, onu söyle bana?
Tekin: – Ya, var tabii, var da… Sen olayı yanlış anladın Pandi. Hamdi iti yahu, verse bir 60 bin… Onu alıp gideceğim.
Pandora: – 8 bin için yaptığın işe bak. Sen al o 52′yi, tamamlarız bak üstünü.
Tekin: – Ya yürü git lan başımdan. Aç şu kutuyu!
Pandora: – Ama Hamdi Abii…
Seyirci: – Aç, Aç, Aç, AÇ, AAAAAAÇ!
Pandora: – Elinizle vurmayın sıraya ya, hayvanlaşmayın. Kutuları çekimin başında verdiler bize alt tarafı. Sonra da geri alacaklar. Sanki eve götürüyoz, alla allah ya!
Seyirci: – Aç, Aç, Aç, Aç!
Pandora: – Bak, Tekin Abi diyom, gözüyün yağını yiyim bah, azla ganaad etmeyen çou hiç bulamaz.
Sunucu: – Atın şu köylüyü stüdyodan!
Tekin: – Şşşt. Tamam. Tamaaam. Sakin olun.
Şimdi yavaşça ver bana o kutuyu Panpiş.
Pandora: – Abi yapma abi, kurbanın olayım abi. Yalan dedim sana, bu kutuyu Zeus düğün hediyesi diye verdiydi.
20 bölümdür bu yarışmadayım ben, kutumu hiç açmadım abi, bilmiyor musun?
Çok meraklıysan kendi kutunu aç.
Tekin: – Sen bu yarışmadan atılmak mı istiyorsun? Doğruyu söyle.
Pandora: – Benim tek isteğim ve tek dileğim, Tekin Abi; yaşlı büyücü, rakıcı Aragones’in kuyruklu piano akordlu ses tellerinin arasında gizlidir. Eğer ona altın Germiyanoğulları düdüğünü bulup götürürsen, o sana bu kutuyu neden açmadığımı anlatacaktır.
Tekin: – Nerede bu dede?
Pandora: Benim kırk beş kutu sağımda. Aragones Dede, 83′ten beri kutusunu açmadı ve kutusunu son açtığı andan beri ağzını bıçak açmıyor. Ama kaliteli düdük için aynısını söyleyemeyeceğim.
Tekin: – N-nasıl olabilir ki bu? Yarışma yönetiminin haberi yok mu bundan?
Pandora: – Onların hiçbir şeyden haberi yok Tekin Abi. Onlar Radyo-Televizyon’dan yeni mezun veya staj için burada takılıyorlar. Çoğu asgari ücretin çok da yukarısında maaş almıyor. Aldıkları para, genç bir yeni mezun için belki çok da önemli olmayabilir, fakat bir aile geçindirip çocuk bakmak zorunda olanların… Yeğenine bayramda harçlık verecek olanın vay haline!
Tekin: – Ben bu düdüğü nrdn blabilirm?
Pandora: – Tarihine dön, Tekin! Doğduğun güne! Ve daha da gerisine… Beylikler Dönemleri’ni karıştır bir.
Tekin: – Bu düdüğü nereden temin edebilirim, acep?
Pandora: – Bravo Tekin Abi! Başaracaksın!
Tekin: – Aa, cebimdeymiş. İşe bak. Al bakalım Aragones Dede.
Aragones: – Eoh… Se… Sinyorit-ta?
Pandora: – Söyle dedecim, çekinme. Ona güvenebiliriz.
Aragones: – Valla ben senin talihinle oynamak istemem Tahsincim.
Tekin: -Tekin, dede.
Aragones: – Haa, tabii ya. Bak Tekin, oğlum. Sen Pandora’nın kutusuna kadar hep kendi çabanla ilerledin.
Zaten başkasının sözüne kayıtsız şartsız güvenecek olsan seni böyle yerlerde göremezdik. Büyük adam olamazdın Tekin. Bence yardır git.
Pandora, aç kızım şu kukuyu.
Pandora: – Ben, şimdiye kadar hep değerlerimle var oldum. Arz, namus, güven, saygı, kutu… Bunların hepsi benim asla tartışmaya açılamayacak olan, hayata, eşime ve yarışma programına sadakatimi altın harflerle göklere yazdıran kelimelerim. Yine de gün gelir de bir büyüğüm benden bu saydığım değerlerin arasından en alçağı olan kutumu açmamı isteyecek olursa, ben ona karşı koyamam.
Çünkü büyüğe saygı, kutudan önce gelir benim kitabımda.
Seyirci: – Aaaavh! Pan-do-ra Pan-do-ra
RE-RE-RA PANDORA
RE-RE-RA PANDORA
Pandora: – Durun, delirdiniz mi? Eğer bu marşlar altında açarsam kutumu, cinler çarpar kukumu. Ayin gibi düşünün.
Tekin: – Çok konuştun be.
Sunucu: – Aaaarrghh, Yeteer! Ben stajyer değiliiim!
Sunucu kutuya saldırır.
Kutu yere düşer.
Ve açılır.
Tekin: – O ne la?!
…….
“Beni hiç beklemiyordunuz, değil mi? Ni -hahahahaha!”
Aragones: – Ben sana demiştim kızım, beş yıl önce, o kutuyu açtırma diye. Yoksa zebaniler üşüşür başımıza diye. Ahhh, Ah! Niye dinlemiyorsun beni?
Pandora: – Dede, sen demedin mi aç diye yhaaa!
Aragones: – Kutuyu mu dedim kızım!
Tekin: – Sen, sen de kimsin? Niye para çıkmadı o kutudan?
“Oooh-ho-ho. Sen yenisin galiba?”
Pandora: – O La Mancha’lı Büyük Süper Toto.
Tekin: – Gözüm ısırıyor diyordum ben de.
“Paçalarımla oynamak ister misin? Ha-hahahaha”
Tekin: – Senin işin çocukları eğlendirmek değil miydi abi?
“O çok öncedendi. Şimdilerde bahis işine girdim. Televizyonda, sokakta, evde, iş yerinde, nerede bir bahis görsen arkasında ben varım. BEN! ha-ha-ha. Çok eğlenceli.”
Tekin: – Eyvallah dayı. He, benim para işi vardı, noldu o?
“Yedim paranı kutudayken, ha-ha-ho.”
Tekin: – Nasıl yani?
“Paranın hepsini bahse yatırdın ya evladım, salak mısın sen?”
Tekin: – Ne yaa, ben hiçbir şey kazanamadım mı?
“Hayır lan, yarışmadan 52 binle iddaa yaptın ya arkadaşlarla. Ha-haha-haa”
Tekin: – LAN! Manchester yenildi deme. Deme! Deme sakın, deme Toto, deme!
Toto: – Az ilen kanaat etmeyi bilmeyen çoğu rüyasında görür ancak. Dedim canım, haydi sağlıcakla Tekincim.
Yerde bulduğunu bahiste kaybedersin, gözüm.